Yastayız

1. July 2009

Sessiz  kalmanızı yas’a bağlıyorum…

Neredeyse tüm radyolar Michael Jackson çalıyor ve dinlediğim her parçada bir anıya gidip geliyorum.
Demek ki “superstar” dediğin şey bi sürü insanın anı kayıtlarını tutmakla ilgili. Bir Singapure’lu da benzer bir düşünce şekli içine giriyor Smooth Criminal dinlerken… Ne tuhaf..

Not: Çocuklarına kalan 500 Milyon USD borç ile (borçları ödeyebilmeleri için) 100 adet şarkı bırakmış… Muhtelemen önümüzdeki yıl bir albüm göreceğiz yeni şarkılarıyla..

rijkaard

23. June 2009

http://www.turkspor.net/images/news/rijkaard1.jpg

hayallerim gerçekleşiyor. ama yavaş yavaş..

Fotograf Olayi

20. June 2009

brooke nipar

Oldum olasi bakmayi severim. Yere, goge, resme, fotografa, insana… diye uzar gider bu liste.

Bir suredir yasam destek unitesi olarak bir fotograf makinesi kullaniyorum. O zamandir bu zamandir hem cevreme hem de fotograf portfolyolarina daha bir cok, daha bir detayli bakmaya basladim. Bunlarin icinden begendiklerimi burada da saklamak arzusundayim.

Varan bir Brooke Nipar olsun. Sanatcinin portfolyosunda tanidik simalara da rastlamak mumkun.

Evet. Gezelim, bakalim, gorelim konulu bir postun daha sonuna geldik.
Bir sonraki postta gorusunceye kadar donsuz geceler. Mevsime pek uygun olmadi ama olsun.

oryantasyon

16. June 2009

son günlerimi bol miktarda kendi kendimle konuşarak, ucuz romanlar okuyarak, bir yanım batınca öbür yanıma dönerek, ama hep aynı koltuğun aynı köşesinde geçiriyorum. ara ara yaklaşık yirmi kişilik kadın grupları içine girip şoklanıyorum. ara ara ben yalnız kalmalıyım derken ara ara da ben kalabalık insanıyım diyorum.
sadede gelirsem; arap kültürüyle kaynaşmak konulu son yazıdır bu.
bir arap ailesinin akşam yemeği daveti..herkes bir konuşkan bir bir şey..arapça türkçe ingilizce karmaşası..araplarla evlenen üç beş türk kızı..hepsi de ne kadar arap kızı olmuş. işte başarı. ama ben.. ben iki yılda zerre alışkanlık gösteremedim. aynı koltuğun, aynı köşesinde kıvrılıp duranın oryantasyonu onca olur.
ve akşamki yemek masası:
“diğer tepsideki koyunun kafası değil mi?”
“bırak seyretmeyi yemeğini ye, aç kalacaksın.”
“sanırım tansiyonum düşüyor, gözlerini gördüm, yiyemiyorum.”

Huzursuz

13. June 2009

Olur ya, bir sabah uyanırım ve içimde dayanılmaz bir arzuyla bağlanırım hayata….

Bu bir istek midir yoksa olabilecek en kötü beddua mı bilemiyorum. Bilemiyorum çünkü sonucu hakkında en küçük bir tahminim yok. Sabahın bu sessiz saatinde uykusuz ve yalnızım, açık tv’de oynayan filmden içimde kalan his, hiç kimse “TEKİN” değil, güven yok, ait olma duygusu yok.

Yok çünkü aidiyetle ilgili bir sorun var ortada, ait olmak için dönüşüm (benzemek için), dönüşünce kabul etmen gereken bir hiyerarşi ve tabii ki otorite…..

Peki sabahın bu vaktinde neden açık bu bilgisayar, neden bu sorular ve saçma sapan cevaplar…

Ait olmak için sanırım önce nasıl düşeceğimi öğrenmem gerekiyor, hani uykuya daldığın anda sıçrarsın ya, ya da en kötü kabustur tam uykuya dalarken bir yerden düştüğünü görür sıçrarsın, işte şimdi ordayım… Düşüyorum…

Klute

13. June 2009

Hani bazi filmler vardir ki sadece bir sahnesi icin bile seyretmeye deger vasfi kazanir. Klute da oyle bir film iste. Hayir hayir sadece bir sahnesi oldugundan degil, sadece o sahnesi olsa bile seyretmeye degerdi babinda.

O sahneyi kesip dograyip buraya koymak istedim ama ne yalan soyleyeyim beceremedim.

Belki bu vesile ile tum filmi izlersiniz hem.

Bir de ben Jane Fonda‘nin neden Jane Fonda oldugunu bu filmde anladim. Gec kalmisim ama olsun. Ne demisler “gec olsun, guc olmasin.”.

sekiz bacaklı güzeller..

31. May 2009

avicularia versicolor

avicularia versicolor

Efsaneye göre tarantulaların tanrılarla bağlantılı olduğuna ya da ruhani güçler ya da anlamlar taşıdığına inanılır.. yerliler tünel türü tarantulaların doğa ile ölüler dünyası arasındaki koruyucular veya haberciler olduğunu düşünürler.. tünel türü tarantulaların şamanların bir önceki ölümleri ya da ölüler ülkesindeki tanrılarla  bağlantılarını sağlayan portalın koruyucusu olduklarına inanılır..

Tarantulalar Arachnida sınıfının Araneae takımı Theraphosidae ailesine mensup örümceklerine verilen verilen isimdir. Dünyada bu aileden 112 cinse mensup 908 tarantula türü yaşıyor.. en büyük tarantula bacakları ile beraber 28cmlik boya ulaşan Theraphosa apophysis. Aynı cinse ait diğer büyük tarantula ise yaklaşık 125gr. ağırlığı ve 2cm.den büyük dişleriyle Theraphosa blondi ki her tarantulasever öyle ya da böyle blondi sahibi olmayı düşler.. çok ihtişamlı yaratıklardır..

Günümüz insanlarının çoğu içinse tarantulalar holivut filmlerindeki çirkin, korkunç, iğrenç yaratıklardır.. maalesef.. maalesef diyorum çünkü birmilyon tür barından eklembacaklılar sınıfındaki tarantulalar aslında düşündüğümüz gibi insanları zehirleyip öldüren hayvanlar değillerdir.. literatürde tarantula ısırığından ölen insan yoktur.. bazı tarantula türlerinin ısırığı hemen müdahale edilmezse kalıcı izler bırakabileceği gibi, ev hayvanı olarak beslenen, üretilen türler genellikle zararsız ancak rahatsız edildiğinde saldırganlaşabilen ve elinizde dişleri ile delikler açabilecek tarantulalardır. Çok sakin, ürkek tarantula türleri ise rahatsız edildiklerinde bombalama eğilimindedirlerdir ki abdomenlerindeki tüyleri arka bacakları ile size attıklarında tüyler kaşıntıdan fazlasına sebep olmazlar.. tabi bunun gibi durumlar çokça rastlanan manzaralar değillerdir..

Benim tarantularla tanışmam tamamen tesadüfi bir şekilde internette tarantulalar hakkında bilgi ararken oldu.. 2005 senesinde önce arachnoboards sonra tarantulam sitesine ulaştığım zaman kendimi hazine bulmuş gibi hissetmiştim.. o zamanlar site almanya’daki koleksiyoncu tariseverler ve turkiyeden birkaç tarantulaseverden oluşuyordu.. bugün baktığımızda özellikle genç kesimden tarantula sahiplerinin çoğunlukta olduğunu ve tarantula aşkının gitgide yayıldığını görmek her ne kadar ‘tarantulam var beybi erkeğim ben erkek, korkusuzum..’  zihniyetinde olan insanlar da olsa sevindirici..

Türkiye’de tarantula sahibi olmak eskiden daha zahmetli idi.. çünkü tarantulalar sadece canlı yem yiyorlar ve bunu temin etmek özellikle kış aylarında imkansızlaşabiliyor.. eski zamanlar(hey gidi günler)  insanların saksılara tavuk ektiği ve dörtgözle kurtlanmasını beklediği, yazın toplanılan çekirgelerin deepfreezeden çıkarılarak mikrodalgaya atıldığı ve acaba tarantulamı kandırabilir miyim? heyecanının yaşandığı yıllardı.. sonradan un kurdu, morio kültürleri, cırcır böceği kolonileri, Arjantin hamamböceği(dubia) çiftlikleri kuruldu ve canlı yem sıkıntısı da ortadan kalktı.. şu anda ara vermiş olsalar da canlıyemci sitesi sürüngen ve eklembacaklı besleyen tüm insanlara bir oh dedirtti.. ben un kurdu dışında bir şey veremiyorum zira Arjantin hamam böceğini ya da çekirgeyi gördüğüm zaman onları da beslemek geliyor içimden.. sırf bu yüzden ahanda bu mantidi her ne kadar hayallerimi süslese de almayı erteliyorumde  erteliyorum.. ama hani biri kapıma gelip nixie hanım size çam sakızı çoban armağanı dese, evlen benimle mayk derim.. evlen benimle maria bile derim  :) o kadar yani..

Fotoğrafta gördüğünüz bir Avicularia Versicolor ailesi.. büyük bir ihtimalle yavrular anneden ayrılmadan önce çekilmiş bir fotoğraf.. çünkü tarantulalar öyle sosyal hayvanlar değiller.. tek yaşarlar.. yavrular ilk kabuktan sonra annelerinden ayrılır ve hayata atılırlar.. benim sahip olduğum tarantulalardan biri de versiolor ki Osman diyoruz biz kendisine.. çok saygılı çocuktur, ellerinizden öper.. :)

Eveeet Bugün yakışıklı bir tarantulam olsun derseniz ki her tarantula severin bir ya da iki favorisi vardır, sling yani bebek tarantula fiyatları 1€ ile 100€ arasında değişiyor.. fiyatlar tarantulaların nadirliği ile ilintili tabi ki.. satıştaki tarantulaların hiç biri doğadan toplama tarantulalar değil.. geneli üretim.. her yıl almanyada eklembacaklılar ve sürüngenler fuarı yapılıyor(benim bildiğim tek fuar açıkçası), İngiltere ve Amerikada da satışı yasal hatta Avrupa ve amerikada  Blondiler artık pet sınıfına alındı ki Washington Universitesi tıp fakültesinde arachnophobiadan müzdarip hastaların tedavisinin bir bölümü canlı bir tarantulaya handling  yani ele almak oluşturuyor.. holivut filmleri olmasaydı sanırım tarantulalar 80 kuşağının korkulu rüyası olmazdı  :) Dünyada tarantula sahipleri ve koleksiyoncuları gitgide artarken türkiye’de de satışı hala illegal olmasına karşın ciddi bir kesim tarantula besliyor.. peki türkiye’de tarantula var mı?

Türkiye’de resmi kayıtlara geçen ilk tarantula 1960 yılında alman araknolog Carl Friederich Roewer tarafından yapılmıştır.  Öncesinde Hatay mersin ve antalya’da çeşitli tarantula türlerine rastalanmış ancak resmi belgelere yansımamıştır. Günümüze gelindiğinde ise Türkiye 2 tarantula türüne ev sahipliği yaptığı artık tüm dünya tarafından kabul ediliyor..

Neyse bu uzun yazıdan sonra tarantula severler adına teşekkür ederim..

Tarileri sevelim, koruyalım.. tariseverlere önyargılı yaklaşmayalım.. bu yazıyı sonuna kadar okuyanlara da bir alkış alalım.. :)

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 ...30 31 32 Sonraki


Wordpress | AMY&PINK | Giris | Serbest Posta