
Hani derler ya deliye hergün bayram. İşte o derecede çok bayram var burada. Bunun en büyük sebeplerinden biri Sovyetler’den kalma yetmiş çeşit milletin hala bir arada yaşıyor olması. Şöyle bir bakınca komünizm’den kalma bayramlar hala geçerliliğini korurken, bağımsızlığın ilanından sonra devreye dini bayramlar da girmiş. Nüfusun %53.7′ı* müslüman olduğu için kurban ve ramazan bayramları resmi tatil olduğu gibi hristiyan vatandaşlar için noelde bir hafta, Hz.İsa’nın vaztif olduğu günde bir gün resmi tatil olarak ilan edilmiş. Ulusal kurtuluşla ilgili olan günler de çalışılması katiyen yasak günler. Bunların yanına 8 mart dünya kadınlar günü, 1 mayıs işçi bayramı gibi günleri de ekleyince ortaya tatili hayli bol bir takvim çıkıyor. Belki de bu sebeple insanlar gayet mutlu. Evet garip biliyorum ama insanlar gerçekten mutlu. Şu içinde bulunduğumuz yüzyıl dikkate alınınca birilerin mutlu olması garipsenecek bir hal oluyor.
Buraya geleli henüz çok zaman geçmemiş olmasına rağmen şimdiden üç bayram geçirdim bile. Bunlardan ilki 8 Mart Dünya Kadınlar günü -ki birçok yerde Dünya Emekçi Kadınlar olarak anılır- adı üzerinde sadece bir gün olmasına rağmen burada bayram olarak nitelendiriliyor ve kutlanıyor. Tüm ülkede çiçek satışları ve dolayısıyla fiyatları artıyor. Ailedeki, işyerindeki, mahalledeki, yoldaki tüm kadınların günleri kutlanıyor. 8 Mart resmi tatil olduğu için işyerlerinde 7 marttan pastalar kesiliyor, bardaklar kadınlar için kalkıyor, teşekkür konuşmaları kadınlar için yapılıyor. Herkes minnetlerini dile getirmek için ailedeki kadınları ziyaret ediyor. Kadın çok değerli. Çok çalıştıkları için mi orasını henüz bilmiyorum.
İkinci bayram ise nevruzdu. Nevruz mantığına gayet uygun olarak her yer çiçeklendiriyor. Şehrin dört bir tarafına bayraklar asılıyor ve tahmin edebileceği gibi üç gün resmi tatil. Sanıyorum her bayramı layığı ile kutlayabilme yeteneğine sahipler. Keza bayramın beraberinde getirdiği mutluluk insanların yüzüne yansıyor resmen. Sonra aklıma geliyor da bayram sabahı üzerine tertemiz elbiselerini giymiş, el öpmeye giden insanların yüzündeki sıkılganlığı düşünüyorum. Yok canım bayram bizim neyimize diyesim geliyor.
Üçüncü bayram hala katılamadığım için kendime kızdığım 1 Mayıs İşçi Bayramı. Türkiye’de alışkın olduğumuz gibi değil tahmin edebileceğiniz üzere. Evet burada da bol miktarda polis ve asker görmeniz mümkün alanda. Ama onlar kutlamalara engel olmak için değil bizzat kutlamalara katılmak için oradalar. Kortejler, konserler, çiçekler, birlikte söylenen şarkılar ve tabii ki votka. Coşkunun bu kadar çok olması, kutlamaların gece de devam etmesine üç günlük resmi tatilin etkisi vardır sanırım. Yoksa kim dünya emekçileri için sabahın körüne kadar içki içip sokakta şarkılar söyler.
Bayramı kutlaması bol, relaks insanlar diyarı Kazakistan’dan bildirdim. Bir başka bayramda -ki çok olduğunu söylemiştim- tekrar görüşmek dileğiyle.
*kaynak : wikipedia