
Tüm dünyada yükselen bir değer olan fikri hakların devletler tarafından korunması olayı henüz bu taraflara uğramış durumda değil. Hem de bahsettiğim haklar öyle kopya cd, dvd gibi şeyler değil. Onlar zaten alenen alınır-satılır vaziyette.
Bunun dışında tüm dünyada nispeten daha kolay takip edilir, denetlenebilir vaziyette olan marka patent uygulamaları bile yok. Her neyin sahtesini -ki biz buna argoda ‘çakma’ diyoruz- ararsanız burada bulabilirsiniz. Bu durum tekstilde sıkça karşımıza çıkarken şahsen ben daha önce hizmet sektöründeki örnekleriyle karşılaşmamıştım. Yani buraya yolum düşünceye kadar.
Kazakistan’ın en büyük fast food zincirinin adı ‘King Burger’. Ne büyük raslantı değil mi? Hayır esinlenme var diyeceğim ama öyle böyle değil. İlk karşılaştığımda kimsenin dikkatini çekmemiş dedim ama sonrasında, meşhur altın kemer M’si ters çevrilmiş McDonalds çakması WestBurger -evet kabul edelim bu King Burger’den daha yaratıcı-, ortasındaki kadın figürü yerine garson görseli yerleştirilmiş adını bile hatırlayamadım Starbucks çakması kahvehane(?) zincirini görünce olayın hiçte öyle olmadığını anladım.
Uluslararası patent koruma uygulamalarının devletler arası yapılan anlaşmalarla sağlandığını düşünürsek doğudaki bir çok ülkenin henüz bu anlaşmalara imza atmadığını da hatırlamam gerekiyordu. Dolayısıyla öyle kafanıza göre ülkeye gelip denetleyemiyor, dava edemiyorsunuz.
Film setinde yaşıyor gibi hissediyorum bazen kendimi.
